
Evi ve ailesi olmayan fakir muhacirlerin bir kısmı, Medine Mescidinin bitişiğindeki üstü kapalı sofada
kalıyorlardı. Bu kişilere kaldıkları yer
dolayısıyla Ashab-ı Suffa veya Ehl-i Suffa denmiştir.
Ashab-ı Suffa KURAN öğrenir ve
okur, Rasulullah’ın konuşmalarını
dinlerdi. Daima oruçlu bulunurlar, vakitlerini ilim ve ibadetle geçirirlerdi,
savaşlara katılırlardı. Bu kişiler Rasulullah’ın, kendilerini ALLAH
yoluna adamış önemli bir grubuydu. Müslüman olmuş kabileleri irşad için
gönderilen hocalar bu kişiler arasından seçilirdi. Geçimlerini
Rasulullah sağlardı, çoğu kez kendisine gelen hediyeleri Ashab-ı Suffa’ya
gönderir,ayrıca ashabına da yiyecek temin ettirirdi.
Bu sabırlı, kimsesiz ve fedakar insanlar KURAN-I KERIM ‘de de yeralmaktadır.
(Bakara Suresi/273)
“Sadakalarınız kendilerini ALLAH yoluna adamış, bu sebeple yeryüzünde
kazanç için dolaşmayan fakirler için olsun; bilmeyen kimseler i
ffetlerinden dolayı onları zengin zanneder, sen onları simalarından
tanırsın. Çünki onlar yüzsüzlük ederek istemezler, yaptığınız her hayrı
muhakkak
ALLAH bilir.”