
İslam, getirdiği bütün
prensiplerle insanı anlatır ve onu tarif eder. Tıbbın yetişemediği mevzularda
ruhun tesirini ve ruh üzerindeki tesirlerini açıklayarak manevi tedavinin en
uygun ölçü ve manasını sergiler.
Sembolik anlamda Resulullah
(s.a.v.) efendimiz bu gerçeğe parmak basarak ümmetine şu yolda tavsiyede
bulunmuştur:
- Mallarınızı zekat vermek suretiyle sağlam kale içine
alıp koruyun; hastalarınızı sadaka vermek suretiyle tedavi edin; bela
dalgalarını dua ve niyaz ile karşılayın
(Ebu Davud)

Allahü Teala inanan
kullarına istikamet üzerinde olmalarını, dosdoğru yolda sebat etmelerini farz
kılmış, dininin gönderdiği gibi tatbik edilmesini emir buyurmuştur:
“Emrolunduğun gibi dosdoğru
ol!” Hud Suresi 112
Doğruluk; bir müslümanın
niyetinde, söz ve davranışlarında dürüst olması, yalandan, ikiyüzlülükten uzak
olması demektir.
Ashab-ı Kiramdan bir zat -Ya Resulullah, İslamiyet hakkında bana öyle bir söz söyle ki,
o hususta sizde başka hiçbir kimseden sormaya ihtiyacım kalmasın diye
sorduğunda Rasulullah (s.a.v.) :
-
Allah’a iman ettim de, sonrada dosdoğru ol!
Buyurmuşlardır. (Müslim)
Bir başka Hadis-i Şerifte ise:
-
Doğruluk iyiliğe götürür, iyilik de cennete
götürür. (Buhari)
Bu konudaki başka bir ayet ise:
“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz
söyleyin ki, Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın.” Ahzab Suresi 70-71 dir.
