Artık Kuran-ı Kerim size bir tık uzaklıkta…
İndeks AnaSayfa
ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR MEALİ
57-HADİD:
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
1. Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı
tesbih etmektedir. O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
2. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. O,
diriltir, öldürür, O, her şeye kadirdir.
3. O ilktir, sondur, zahirdir, bâtındır. O
herşeyi bilendir.
4. O'dur ki gökleri ve yeri altı günde
yarattı. Sonra arş üzerine istivâ etti (hükümran oldu). Yere gireni, ondan
çıkanı, gökten ineni, ona çıkanı bilir. Nerede olsanız O sizinle beraberdir.
Allah yaptıklarınızı görmektedir.
5. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Bütün
işler O'na döndürülecektir.
6. Geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü
gecenin içine sokar. O, göğüslerin özünü bilir.
7. Allah'a ve Resulüne iman edin. Sizi hâkim
kıldığı, sizin yönetiminize verdiği şeylerden harcayın. Sizden, inanan ve
harcayanlar için büyük mükafat vardır.
8. Size ne oldu ki, Resul sizi Rabbinize
inanmanız için davet ettiği halde Allah'a inanmıyorsunuz? Oysa O, sizden kesin
söz almıştı. Eğer inanacaksanız.
9- Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak
için kuluna apaçık âyetler indiren O'dur. Şüphesiz Allah, size karşı çok
şefkatli, çok merhametlidir.
10- Neden siz Allah yolunda harcamayasınız
ki? Göklerin ve yerin mirası zaten Allah'ındır. Elbette içinizden, fetihten
önce harcayan ve savaşan bir olmaz. Onların derecesi, sonradan infak eden ve
savaşanlardan daha büyüktür. Bununla beraber Allah hepsine de en güzel sonucu
vaad etmiştir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
11. Kimdir o, Allah'a güzel bir borç verecek
olan ki, Allah da onun verdiğini kat kat artırsın ve onun için şerefli bir
mükafat da versin.
12. O gün inanan erkekleri ve inanan
kadınları görürsün ki nurları, önlerinde ve sağlarında koşuyor. (Kendilerine):
"Bugün müjdeniz altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacağınız
cennetlerdir." (denilir) İşte büyük kurtuluş budur!
13. O gün münafık erkekler ve münafık
kadınlar o iman edenlere şöyle diyeceklerdir: "Bize bakın da sizin
nurunuzdan alalım?" Onlara: "Arkanıza dönün de nur arayın!"
denilir. Aralarına kapılı bir sur çekilir ki, onun içinde rahmet, dışında da
azap vardır.
14. (Münafıklar) onlara: "Biz sizinle
beraber değil miydik?" diye seslenirler. (Müminler) de derler ki:
"Evet ama, siz kendi canlarınıza kötülük ettiniz, gözlediniz, şüpheye
düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. O çok aldatan (şeytan) sizi, Allah
hakkında bile aldattı. Nihayet Allah'ın emri gelip çattı.
15. Bugün artık ne sizden ne de inkar
edenlerden fidye kabul edilir, varacağınız yer ateştir. Size yaraşan odur.
Orası ne kötü bir dönüş yeridir!
16. İnananlar için hâlâ vakit gelmedi mi ki,
kalbleri Allah'ın zikrine ve inen hakka saygı duysun ve bundan önce kendilerine
verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmekle kalbleri katılaşmış, çoğu da
yoldan çıkmış kimseler gibi olmasınlar?
17. Biliniz ki Allah yer yüzünü ölümünden
sonra diriltir. Belki aklınızı kullanırsınız diye size âyetleri açıkladık.
18. Şüphesiz sadaka veren erkeklere ve sadaka
veren kadınlara ve Allah'a güzel bir ödünç verenlere, verdikleri kat kat
artırılır ve onlara şerefli bir mükafat vardır.
19. Allah'a ve peygamberine iman edenler var
ya, işte onlar, Rableri yanında sözü özü doğru olanlar ve şehitlik mertebesine
erenlerdir. Onların mükafatları ve nurları vardır. İnkar edip de âyetlerimizi
yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemin adamlarıdır.
20. Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir
eğlence, bir süs ve kendi aranızda övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışından
ibarettir. Bu, tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna
gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Ahirette ise çetin
bir azab; Allah'tan mağfiret ve rıza vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten
başka bir şey değildir.
21. Rabbinizden bir mağfirete; Allah'a ve
peygamberine inananlar için hazırlanmış olup, genişliği gökle yerin genişliği
kadar olan cennete koşuşun. İşte bu Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir.
Allah büyük lütuf sahibidir.
22. Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza
gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce, bir kitapta
yazılmış olmasın. Şüphesiz bu Allah'a göre kolaydır.
23. Böylece elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve
Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip
böbürlenen kimseleri sevmez.
24. Onlar cimrilik edip insanlara da
cimriliği emrederler. Kim yüz çevirirse Allah, zengindir, övgüye layıktır.
25. Andolsun biz peygamberlerimizi açık
delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için
beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük
bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve
peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah
kuvvetlidir, daima üstündür.
26. Andolsun, Nuh'u ve İbrahim'i elçi
gönderdik, peygamberliği ve kitabı bunların zürriyetleri arasına koyduk. Onlardan
yola gelen de vardı, ama onlardan çoğu yoldan çıkmışlardı.
27. Sonra bunların izinden ard arda
peygamberlerimizi gönderdik. Meryem oğlu İsa'yı da arkalarından gönderdik, ona
İncil'i verdik ve ona uyanların yüreklerine bir şefkat ve merhamet koyduk. Uydurdukları
ruhbanlığa gelince onu, biz yazmadık. Fakat kendileri Allah rızasını kazanmak
için yaptılar. Ama buna da gereği gibi uymadılar. Biz de onlardan iman edenlere
mükafatlarını verdik. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmışlardır.
28. Ey inananlar! Allah'tan korkun, O'nun
Resulü'ne inanın ki size rahmetinden iki pay versin, sizin için ışığında
yürüyeceğiniz bir nur yaratsın ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayan, çok
merhamet edendir
29-Böylece Kitab ehli, Allah'ın lütfundan
hiçbir şey elde edemiyeceklerini bilsinler. Lütuf bütünüyle Allah'ın elindedir,
onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.


İndeks
AnaSayfa