Artık Kuran-ı Kerim size bir tık uzaklıkta…
İndeks AnaSayfa
ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR MEALİ
59-HAŞR:
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
1. Göklerde ve yerde olanların hepsi
Allah'ı tesbih etmektedir, O üstündür, hikmet sahibidir.
2. Ehl-i kitaptan inkar edenleri, ilk
sürgünleri yurtlarından çıkaran O'dur. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız.
Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah'tan koruyacağını sanmışlardı. Ama
Allah'ın azabı, onlara beklemedikleri yerden geliverdi. O, yüreklerine korku
düşürdü; öyle ki evlerini hem kendi elleriyle, hem de müminlerin elleriyle
harap ediyorlardı. Ey akıl sahipleri! İbret alın.
3. Eğer Allah onlara sürgünü yazmamış
olsaydı, elbette, onları dünyada başka şekilde cezalandıracaktı. Ahirette de
onlar için ateş azabı vardır.
4. Bunun sebebi şudur: Onlar Allah'a ve
Resulüne karşı geldiler; Kim Allah'a karşı gelirse Allah'ın azabı şiddetlidir.
5. Hurma ağaçlarından her hangi bir şey
kesmeniz veya kökleri üzerinde bırakmanız hep Allah'ın izniyle ve O'nun, yoldan
çıkanları cezalandırması içindir.
6. Allah'ın, onlardan peygamberine verdiği
ganimetlere gelince siz onun üzerine ne at, ne de deve sürmediniz. Fakat Allah
peygamberini, dilediği kimselerin üzerine salar. Allah her şeye kadirdir.
7. Allah'ın o kent halkından, Resulüne
verdiği ganimetler, Allah'a, Resul'e, ona akrabalığı bulunanlara, yetimlere,
yoksullara, yolcuya aittir. Ta ki içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan
bir şey olmasın. Peygamber size ne verdiyse onu alın. Size neyi yasakladıysa
ondan sakının ve Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir.
8. Bir de göç eden fakirlere aittir ki
yurtlarından ve mallarından çıkarılmışlardır, Allah'ın lütuf ve rızasını
ararlar; Allah'a ve Resulüne yardım ederler. İşte doğru olanlar onlardır.
9. Ve onlardan önce o yurda yerleşen imana
sarılanlar kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden
ötürü göğüslerinde bir ihtiyaç duymazlar. Kendilerinin ihtiyaçları olsa dahi,
onları öz canlarına tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte
onlar umduklarına erenlerdir.
10. Onlardan sonra gelenler derler ki:
"Rabbimiz, bizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde
inananlara karşı bir kin bırakma! Rabbimiz! Sen çok şefkatli, çok
merhametlisin!"
11. Münafıkların, kitap ehlinden inkar eden
dostlarına "Eğer siz yurdunuzdan çıkarılırsanız, mutlaka biz de sizinle
beraber çıkarız sizin aleyhinizde kimseye asla uymayız. Eğer savaşa
tutuşursanız, mutlaka yardım ederiz." dediklerini görmedin mi? Allah,
onların yalancı olduklarına şahitlik eder.
12. Andolsun eğer onlar, çıkarılırsalar,
onlarla beraber çıkmazlar; savaşa tutuşmuş olsalar, onlara yardım etmezler;
yardım etseler bile arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım
edilmez.
13. Onların kalblerinde sizin korkunuz,
Allah'ın korkusundan fazladır. Böyledir, çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
14. Onlar toplu olarak sizinle savaşamazlar,
ancak, müstahkem şehirlerde yahut duvarların ardından (sizinle savaşmak
isterler). Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu
sanırsın, oysa onların kalbleri dağınıktır. Böyledir, çünkü onlar aklını
kullanmayan bir topluluktur.
15. (Bu yahudilerin durumu) kendilerinden az
önce, işlerinin günahını tatmış olan, ahirette de kendileri için acı bir azab
bulunan kimselerin (Bedir'de cezalarını bulan putperestlerin) durumu gibidir.
16. (Yahudileri kandıran münafıkların durumu
da) tıpkı şeytanın durumuna benzer ki insana "İnkâr et." dedi,
(insan) inkar edince de: "Ben senden uzağım, ben âlemlerin Rabb'i
Allah'tan korkarım!" dedi.
17. Nihayet ikisinin sonu, ebedi olarak
ateşte oldu. Zalimlerin cezası budur.
18. Ey inananlar, Allah'tan korkun ve kişi,
yarın için ne (yapıp) gönderdiğine baksın. Allah'tan korkun; çünkü Allah,
yaptıklarınızdan haberdardır.
19. Allah'ı unutup da Allah'ın da kendilerini
unutturduğu kimseler gibi olmayın onlar, yoldan çıkan kimselerdir.
20. Cehennem ehli ile cennet ehli bir olmaz.
Cennet ehli kurtularak isteklerine erişenlerdir.
21. Biz bu Kur'ân'ı bir dağa indirseydik,
Allah'ın korkusundan onu baş eğmiş, parça, parça olmuş görürdün. Bu misalleri
düşünsünler diye insanlara veriyoruz.
22. O, öyle Allah'tır ki O'ndan başka tanrı
yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyen bağışlayandır.
23. O, öyle bir Allah'tır ki, kendisinden
başka hiçbir tanrı yoktur. O, mâlik ve sahiptir, münezzehtir, selâmet verendir,
emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran,
büyüklükte eşi olmayandır. Allah puta tapanların ortak koştukları şeylerden
münezzehtir.
24. O, yaratan, var eden, varlıklara şekil
veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun
şânını yüceltmektedirler. O, gâlib olan, her şeyi hikmeti uyarınca yapandır.


İndeks
AnaSayfa