Artık Kuran-ı Kerim size bir tık uzaklıkta…
İndeks AnaSayfa
ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR MEALİ
31-LOKMAN:
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
1- Elif, Lâm, Mîm.
2- Bunlar, o hikmetli kitabın âyetleridir.
3- O, güzellik ve iyilik yapanlar için bir
hidayet ve rahmettir.
4- Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler,
âhirete de kesin olarak inanırlar.
5- İşte bunlar, Rableri tarafından bir
hidayet üzeredirler. Kurtuluşa erecek olanlar da işte onlardır.
6- Bayağı insanlardan kimi de vardır ki,
bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve onu eğlence yerine tutmak için laf
eğlencesi (veya boş söz) satın alırlar. İşte onlar için aşağılayıcı bir azab
vardır.
7- Onun karşısında âyetlerimiz okunduğu zaman
da sanki onları işitmemiş, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklük
taslayarak yüz çevirir. İşte onu, acı verecek bir azab ile müjdele.
8- Fakat iman edip de salih amel işleyenlere
gelince, onlar için nimet cennetleri vardır.
9- Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır.
Bu, Allah'ın gerçek bir vaadidir. O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
10- O, gökleri direksiz yarattı, onları
görüyorsunuz. Yeryüzüne de sizi çalkalar diye ağır baskılar (sabit ve büyük
dağlar) bıraktı ve orada herbir hayvandan üretti. Hem biz gökten bir su
indirdik de orada her güzel çiftten (veya her hoş çeşitten) bitkiler
yetiştirdik.
11- İşte bu, Allah'ın yarattığıdır. Haydi
gösterin bana O'ndan başkaları ne yaratmıştır? Fakat o zalimler, apaçık bir
sapıklık içindedirler.
12- Andolsun ki biz, Lokman'a "Allah'a
şükret!" diye hikmet verdik. Kim şükrederse kendi iyiliğine eder. Kim de
nankörlük ederse, şüphesiz ki Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, daima
övülmeye layıktır.
13- Hani bir zaman Lokman, oğluna öğüt
vererek demişti ki: "Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma, çünkü Allah'a ortak
koşmak (şirk), elbette büyük bir zulümdür."
14- Gerçi biz insana, anasına ve babasına
itaati de tavsiye ettik. Anası onu zayıflık üstüne zayıflıkla taşıdı. Onun
sütten ayrılması da iki yıl içindedir. (Biz insana): "Bana, anana ve
babana şükret" diye de tavsiye ettik. Dönüş, ancak banadır.
15- Bununla beraber eğer her ikisi de
bilmediğin bir şeyi, bana ortak koşman hususunda seni zorlarsa, onlara itaat
etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin ve bana yönelenlerin yolunu tut. Sonra
dönüşünüz ancak banadır. O zaman ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.
16- "Yavrucuğum! Haberin olsun ki,
yaptığın bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kaya içinde veya göklerde,
yahut yerin dibinde gizlense, Allah onu getirir, mizanına kor. Çünkü Allah en
ince şeyleri bilir, her şeyden haberdardır."
17- "Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği
emret, kötülükten sakındır. Başına gelenlere sabret, çünkü bunlar, azmi
gerektiren işlerdendir."
18- "Hem insanlara karşı avurdunu
şişirme (kibirlenme) ve yeryüzünde çalımla yürüme. Çünkü Allah övünen ve
kuruntu edenlerin hiçbirini sevmez.
19- Yürüyüşünde tabii ol, sesini alçalt,
çünkü seslerin en çirkini elbette eşeklerin sesidir.
20- Görmediniz mi ki, Allah göklerde ve yerde
ne varsa hepsini sizin hizmetinize vermiş, gizli ve açık olarak nimetlerini
üzerinize yaymıştır. Bununla beraber insanlar içinde kimi de var ki, ne bir
ilme, ne bir mürşide ve ne aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında
mücadele ediyor.
21- Onlara: "Allah'ın indirdiğine tabi
olun!"dendiği zaman: "Hayır, biz atalarımızı neyin üzerinde bulduksa,
onun ardınca gideriz." diyorlar. Ya şeytan onları cehennnem azabına çağırıyor
idiyse de mi onlara uyacaklar?
22- Oysa her kim iyilik yaparak yüzünü
tertemiz Allah'a tutarsa, o gerçekten en sağlam kulpa yapışmıştır. Öyle ya
bütün işlerin sonu Allah'a dayanır.
23- Kim de inkâr ederse, artık onun inkârı
seni üzmesin. Onlar dönüp bize gelecekler. O zaman biz onlara bütün
yaptıklarını haber vereceğiz. Gerçekten Allah, bütün kalblerin özünü bilir.
24- Biz onlara biraz zevk ettiririz de sonra
kendilerini ağır bir azaba zorlarız.
25- Andolsun ki onlara: "Gökleri ve yeri
kim yarattı?" diye sorsan, elbette "Allah" diyecekler.
"Allah'a hamd olsun." de. Fakat onların çoğu bilmezler.
26- Göklerde ve yerde ne varsa hepsi
Allah'ındır. Gerçekten Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, daima övülmeye
lâyıktır.
27- Eğer yeryüzündeki ağaçlar hep kalem olsa,
deniz de arkasından yedi deniz daha kendisine destek olduğu halde mürekkep
olsa, yine de Allah'ın kelimeleri yazmakla tükenmez. Şüphesiz ki Allah çok
güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
28- Sizin yaratılmanız da tekrar
diriltilmeniz de ancak bir tek nefsin yaratılması ve tekrar diriltilmesi
gibidir. Gerçekten Allah her şeyi işitir ve görür.
29- Görmedin mi ki, Allah geceyi gündüze
sokuyor, gündüzü geceye sokuyor. Güneş ile ayı da emrine boyun eğdirmiştir. Her
biri belirli bir süreye kadar akıp gidiyor. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan
haberdardır.
30- Bu da şundandır ki, Allah hakkın ta
kendisidir. (İnsanların) O'ndan başka taptıkları ise mutlaka batıldır. Şüphesiz
ki Allah, çok yücedir, çok büyüktür.
31- Görmedin mi ki Allah, âyetlerinden bir
kısmını size göstersin diye gemiler, Allah'ın nimetiyle denizde akıp gidiyor.
Şüphesiz bunda çok sabredenler ve çok şükredenler için nice ibretler vardır.
32- Onları kara bulutlar gibi bir dalga
sardığı zaman, dini yalnız kendisine has kılarak Allah'a yalvarırlar. Onları
kurtarıp karaya çıkardığı zaman ise içlerinden doğru giden de bulunur. Bizim
âyetlerimizi öyle nankör gaddarlardan başkası inkâr etmez.
33- Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve bir
günden korkun ki, baba çocuğuna hiçbir fayda veremez. Çocuk da babasına hiçbir
şeyle fayda sağlayacak değildir. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. O halde
dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o çok aldatıcı şeytan sizi Allah'ın affına
güvendirerek aldatmasın.
34- Şüphesiz ki, kıyamet saatinin bilgisi
Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne varsa (erkek veya dişi
oluşunu, renk ve özelliklerini) O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını
bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah her
şeyi hakkıyla bilir, her şeyden haberdardır.


İndeks
AnaSayfa