Artık Kuran-ı Kerim size bir tık uzaklıkta…
İndeks AnaSayfa
ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR MEALİ
51-ZARİYAT:
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
1- O tozdurup savuranlara,
2- Derken bir ağırlık taşıyanlara,
3- Derken bir kolaylıkla akanlara,
4- Derken bir emir taksim edenlere andolsun
ki,
5- O size vaad edilen elbette doğrudur.
6- Ceza ve hesap günü şüphesiz olacaktır.
7- Yollara sahip göğe andolsun ki,
8- Siz elbette çelişkili sözler içindesiniz.
9- Ondan çevrilen (imana) çevrilir.
10- Kahrolsun (o fikir adına) kendi
tahminlerini ileri sürenler!
11- Onlar bir sarhoşluk ve cehalet içinde
şuursuzdurlar.
12- Onlar: "Hesap ve ceza günü ne
zaman?" diye soruyorlar.
13- O gün, onların ateş üzerinde azap
görecekleri gündür.
14- Onlara: "Tadın inkarınızın cezasını,
işte sizin acele istediğiniz budur!" denecektir.
15-16- Şüphesiz ki takva sahipleri Rablerinin
kendilerine verdiği sevabı almış olarak cennet bahçelerinde ve pınar başlarında
bulunacaklardır. Çünkü onlar bundan önce iyilik yapıyorlardı.
17- Onlar geceleyin pek az uyurlardı.
18- Onlar seher vakitlerinde Allah'tan
bağışlanma dilerlerdi.
19- Onların mallarında isteyen ve istemeyen
yoksullar için bir hak vardı.
20-21- Kesin olarak inananlar için,
yeryüzünde ve kendi nefislerinde nice ibretler vardır. Hiç görmüyor musunuz?
22- Sizin rızkınız da size vaad edilen sevap
ve ceza da göktedir.
23- Gök ve yerin Rabbine andolsun ki size
edilen o vaad, herhalde haktır. O tıpkı sizin konuşmanız gibi gerçektir.
24- Ey Muhammed! İbrahim'in şerefli
misafirlerinin haberi sana geldi mi?
25- Hani onlar İbrahim'in huzuruna
girmişlerdi de "Selam sana!" demişlerdi. İbrahim: "Size de
selam" demiş, ve içinden: "Bunlar tanınmamış bir topluluk!" diye
geçirmişti.
26- İbrahim, sonra ailesine giderek semiz bir
buzağı (eti) getirdi.
27- Onu önlerine sürerek: "Yemez
misiniz?" dedi.
28- Yemediklerini görünce onlardan içine bir
korku düştü. Onlar İbrahim'e: "Korkma!" dediler ve onu çok bilgili
bir oğul ile müjdelediler.
29- Bunun üzerine karısı (Sâre) bir çığlık
atarak geldi ve elini yüzüne vurarak: "Ben kısır bir kocakarıyım, nasıl
çocuğum olur?" dedi.
30- Misafir melekler: "Evet bu böyledir.
Rabbin böyle buyurdu. Gerçekten O hüküm ve hikmet sahibidir. Herşeyi hakkıyla
bilir." dediler.
31- İbrahim, kendisine misafir olarak gelen
meleklere: "Acaba sizin asıl önemli işiniz nedir ey elçiler?" dedi.
32- Onlar: "Gerçekten biz günahkâr bir
kavim (olan Lût kavmine) gönderildik.
33- Onların üzerine çamurdan pişirilmiş sert
taşlar yağdıracağız.
34- O taşlardan herbirinin haddi aşanlardan
kime isabet edeceği Rabbin katında işaretlenmiştir." dediler.
35- Nihayet biz müminlerden orada bulunan
kimseleri çıkardık.
36- Fakat biz orada müslümanlardan bir ev
halkından başka kimseyi de bulamadık.
37- Biz orada acı bir azabdan korkan kimseler
için bir ibret nişanesi bıraktık.
38- Musa'nın kıssasında da ibret vardır. Hani
biz onu apaçık bir delille Firavun'a göndermiştik.
39- Firavun ise ordusuyla birlikte yüz
çevirmiş, onun hakkında: "Bu bir sihirbazdır, ya da bir delidir."
demişti.
40- Nihayet biz onu ve ordularını yakalayıp
hepsini denize attık. Firavun ise o sırada (inadından dolayı pişmanlık duyarak)
kendi kendini kınıyordu.
41- Âd kavminin helâkinde de bir ibret
vardır. Hani biz onların üzerine köklerini kesecek bir rüzgar göndermiştik.
42- O rüzgar üzerine uğradığı hiçbir şeyi
bırakmıyor, mutlaka onu kül gibi dağıtıyordu.
43- Semud kavminin helâkinde de bir ibret
vardır. Hani onlara: "Belirli bir süreye kadar dünyadan yararalanıp,
geçinin!" denmişti.
44- Onlarsa Rablerinin emrine karşı büyüklük
tasladılar. Bunun üzerine kendilerini, bakıp dururlarken yıldırım yakalayıp,
çarptı.
45- Artık onlar, ne kendi kendilerine ayağa
kalkabildiler, ne de yardım gördüler.
46- Daha önce de Nuh kavmini helâk etmiştik.
Çünkü onlar yoldan çıkmış fâsık bir kavimdiler.
47- Biz göğü kudretimizle bina ettik. Hiç
şüphesiz biz, çok genişlik ve kudret sahibiyiz.
48- Yeryüzünü de biz döşedik. Bakın biz onu
ne güzel döşüyoruz!
49- Biz herşeyden iki çift yarattık. Umulur
ki, iyice düşünürsünüz.
50- Ey Muhammed! de ki: "Öyleyse Allah'a
koşun, gerçekten ben size O'nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
51- Allah'la beraber başka bir tanrı uydurmayın
(O'na ortak koşmayın). Gerçekten ben size O'nun tarafından gönderilmiş apaçık
bir uyarıcıyım."
52- Böylece onlardan öncekilere de herhangi
bir peygamber gelince, onun hakkında da mutlaka: "Bir sihirbazdır veya bir
delidir." dediler.
53- Onlar birbirlerine bunu mu tavsiye
ettiler? Hayır onlar azgın bir kavimdir.
54- Ey Muhammed! Sen onlardan yüz çevir.
Artık sen kınanacak değilsin.
55- Sen öğüt verip hatırlat. Çünkü,
hatırlatmak müminlere fayda verir.
56- Ben cinleri ve insanları ancak bana
ibadet etsinler diye yarattım.
57- Ben onlardan herhangi bir rızık
istemiyorum. Beni yedirmelerini de istemiyorum.
58- Şüphesiz ki, rızık veren O sağlam kuvvet
sahibi olan Allah'tır.
59- Şüphsiz ki, zulmedenlerin geçmiş
arkadaşlarının payı gibi, dolgun bir azab payı vardır. Ama şimdi onu acele
istemesinler.
60-Kendilerine vaad edilen günlerinde uğrayacakaları
azabdan dolayı vay inkâr edenlerin haline!.


İndeks
AnaSayfa